« Önceki |

15/2/2006

Çıplak Heykeller Yapmalıyım

Odaya yayılıyor ezgiler... Önce odaya, sonra da ruhuma...

 

"Çıplak heykeller yapmalıyım
Çırılçıplak heykeller
Nefis rüyalarınız için"

 

Ruhum tango yapıyor ezgilerle...

Boşluktan uzanan bir el'e uzanıyor elim... "Dansın büyüsüne kapılmak için bir el yeter mi?" diye düşünüyor sorgulayan yanım. "Tangonun sadece bir kaç temel adımını biliyorsun üstelik" deyip eksiğimi de yüzüme vuruyor hiç çekinmeden.

'Herkesin sorgulayan yanı böyle midir?' diye düşünmeden edemiyorum. Güven sorunu yaşatıyor bana. Buna katlanamıyorum bazen.

 

İç karmaşam sürerken el'in bedenimi kavradığını hissediyorum.

Ve kendimi ona bırakıyorum.

İlk adımımı atıyorum, el ustaca karşılıyor beni...

Biraz tedirginim sanki; yüzümün yarısıyla birlikte bedenimin yarısı ona, diğer yarısı kendime dönük, üç beş adım atıyoruz ...

Yan yana...

Sayma yetim azalmaya başlıyor yavaşça...

Kendime dönük olan yarım geriye doğru hamle yapıyor.

(Kaçmaya mı niyetleniyorum yoksa?)

Aynı anda el'in nefesini yüzümün tamamında hissediyorum.

Uçmak böyle bir şey midir?

(Niyetim kaçmak değilmiş galiba)

El'e doğru çekildiğimi hissediyorum yeniden...

Yan yana atılan bir kaç küçük adımın ardından, ileri gitmeye çalışan bedenim geriye kıvrılıyor.

Oysa ileri gitmek istiyordum ben...

Bu geriye kıvrılışın mimarı olan ayaklarımı daha da geriye götürmeye çalışıyorum öfkeyle...

Ama bu sefer de ileriye atılıyor bedenim.

Ve, el'in soluğunu tekrar yüzümde hissediyorum.

 

"Sana nasıl bulsam nasıl bilsem
Nasıl etsem nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam"

 

Dansın büyüsüne mi yoksa el'e mi bırakıyorum kendimi?

İleri - geri...

Ezgiler ruhuma akıyor.

Sağa - sola...

Ruhum kendi müziğini yaşıyor el'in kollarında...

Öne - arkaya...

Kendini akışa bırakan gözlerim müzikten başka hiç bir şey göremiyor.

 

"Sokak başlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak değil
Sevişme vakti olduğunu"

 

Ensemdeki el'in nefesine doluyorum.

Soluğu oluyorum.

Dansedebilmek için bütün adımları bilmem gerekmediğinin farkına varıyorum o an...

Ruhuma dokunabilen bir el ile usta bir dansçıya dönüşebiliyormuşum meğerse...

El'in usta dansçısı...

Dansçının usta el'i...

 

Odaya yayılıyor ezgiler... Önce odaya, sonra ruhuma...

Galiba çay içsem iyi olacak...

Evet, evet..

çay...

...içmeli



 

 

 

 

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

12 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: oyumben | Tarih: 2008-08-02 22:08:23
    Konu: Çay
    Çayı fondip yapmak istiyorum.

    Bağlantı »

  2. Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-01-05 03:05:02
    Konu: coming soon
    Merhaba_Sanırım seninle tanısmak herseyden önemli olan bir inanıs kadar yüce olsa gerek... yazıların kalitesi kadar duygularınında kalitesi olduğuna inanıyorum.
    kelimeler içimizdeki kapıları aralıyor sanırım.
    Söylenmesi gereken daha o kadar cok sey varki,ama su an sadece kitabın önsözünü olusturuyoruz,kimbilir belkide sayfalar yavasca acılır.ömrümüzün o garip bugusu gibi...
    Genis zamanlı sevgilerle hep beraber....
    Cem

    dairus69@hotmail.com
    http://www.dairus.blogcu.com

    şimdilik hoşça ve aşkla kal....

    Bağlantı »

  3. Yazan: kosedekigolge | Tarih: 2007-12-31 22:59:56
    Konu: '2008' Sizin Yılınız Olsun


    2008;

    Yüce Türk Milletinin Üzerinden Kara Bulutların Kalkacağı
    Hainlerin Islah Edilip, Toplumsal Huzur ve Barışın Sağlanacağı;

    Gurbetin Sıla, Hasretin Vuslatla
    Yoklukların varlık,
    Dertlerin Çaresi
    Hastalıkların Şifa,
    Aşıkların Maşukla Kavuşacağı
    Şeytanın Bacağının Kırılıcağı;
    Birlikte ve Mutlu Olanların Sevgilerini
    Daha da Yoğun Anlamlı Yaşayacakları

    Yalansız Yılansız;

    Mavinin Vazgeçilemez Ve En Güzel Tonu İle

    Mutluluk Yılı Olsun.

    İyi Seneler...


    HazaNBey

    Bağlantı »

  4. Yazan: huzunbazsevda | Tarih: 2007-10-15 16:01:52
    Konu: ...
    Gitti mi gitmedi mi dedim gönderdim yorumu... Baktım iki kez gitmiş.. Ama ikisi de kimliksiz.. İsimsiz bendeniz...

    ....

    Bağlantı »

  5. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-10-15 15:59:24
    Konu: ...
    Tüm heykellerini kırmalıyım ruhumun.. Tapındığı, değer verdiği.... Yeni bir iklimde, yeni dostlar edinmeliyim... Ya da ''çayına kaç şeker..'' diye soracak yeni bir sevgili... Ama bir ihtimalde şudur, taze bir ölümün ardınan çiçeklerini sularım mezarımın... Yeni açmış karanfillerini...

    Sevgiyle...

    Bağlantı »

  6. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-10-15 15:58:10
    Konu: ....
    Tüm heykellerini kırmalıyım ruhumun.. Tapındığı, değer verdiği.... Yeni bir iklimde, yeni dostlar edinmeliyim... Ya da ''çayına kaç şeker..'' diye soracak yeni bir sevgili... Ama bir ihtimalde şudur, taze bir ölümün ardınan çiçeklerini sularım mezarımın... Yeni açmış karanfillerini...

    Sevgiyle...

    Bağlantı »

  7. Yazan: eylulguz | Tarih: 2007-05-29 10:44:08
    Konu: Kalem
    Yazmaya devam etmeli(yiz)... "Küçük" tarihlerle "büyük" tarihleri belirlemeli(yiz)... Döngüyü değiştirebilme/kırabilme olasılığını içinde barındırıyor bu eylem.

    Kalemim kaleminin dostu olsun:)

    Bağlantı »

  8. Yazan: odyyseus | Tarih: 2006-12-04 08:44:57
    Konu: ...
    muhteşem bir yazı..Nasıl bir yürek yazabilir bu kadar güzel cümleleri...

    Bağlantı »

  9. Yazan: AmatorYazarlar | Tarih: 2006-04-05 00:08:49
    Konu: Duyuru !!
    Amator_Yazarlar acılıyoooor :) katılımlarınızı bekliyoruz...

    Bağlantı »

  10. Yazan: AmatorYazarlar | Tarih: 2006-03-30 01:38:16
    Konu: Amator Yazarlara Davetlisiniz...
    Sevgili blogcu arkadaşım,
    Amator yazarlar olarak kendi yazdıklarımızı derleyip paylaşalım, eğlenceli bir yarış sürecine katılalım istiyoruz.Sizleride aramızda görmek isteriz.Amatör de olsa yazabiliriz hep beraber..görüşmek dileğiyle
    sevgiler..

    Bağlantı »

  11. Yazan: fenomen | Tarih: 2006-02-23 12:50:27
    Konu: Başlıksız Yorum
    dans etmeyi bilmem, dedim
    sadece kendini ritme ve melodinin akışına bırak, dedi
    ne zaman dans etmeye niyetlensem, içimdeki sesler
    sakın ha, böyle bir işe kalkışma,
    kendini ele-güne rezil etme derler
    cesaretsizliğimden değil ama güvensizliğimden
    bedenim hep dans etmeyi refüze eder
    zihnimin bedenimle çatışmalarını izlerim dışardan
    şimdi utanıyorum,nasıl dans ettiğimi betimlemeye
    kurulu robot gibi bir sola-bir sağa
    dedim kendime, herhalde dans denilen bu olmamalı
    bir ögreten olsa da, ben de niyet etsem
    ögrenemez miyim bu mereti
    dans etmek te sosyal hayatın bir gerekliliği
    herkesler coşkuyla dans ederken benim kös-kös bakıyor olmam
    kanıma dokunuyor
    ve dahası kuğu gibi kayarak dans edenleri görünce
    ziyadesiyle gıpta ediyorum
    ve belki biraz da kıskanıyorum sanırım
    korkarım bu bir Allah vergisi
    kıçımı da yırtsam eğer belleğimde yoksa
    da ya yetenek kayıtlarımda,
    ruh sağlığım için kendimi çok ta zorlamamam lazım
    belki de bana uyan ritimleri henüz bulamadım
    .. evet, hatırlıyorum
    bir keresinde hip-hop ile oynarken çok hoş figürler yakalamıştım
    ve, keyif te aldığımı hatırlıyorum
    demek ki çok da ümitsiz olmamalı
    genlerimin bir köşesinde okült yetenekler saklı
    zaman, onları sergilemek için en güzel ilaç
    şimdi jacket'mi giyip 2007 yılına dans etmeye gidiyorum

    saatlerimizi 2007 yılına ayarlayalım günlük ; ) : D

    j_uman_ji

    Bağlantı »

  12. Yazan: ocTopus | Tarih: 2006-02-15 03:59:59
    Konu: .
    şimdi kalkıp çift şekerli olsun diye soğuk bir rüzgar estirmek istemem ama yazının havasına kapıldık ya bir kere, iimden geldiği gibi diyeyim en iyisi evet çift şekerli olsun lütfen...

    Bağlantı »

Kategorilerim

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı